Hisse Senedi Piyasası Sektörleri

Temel faaliyet alanı aynı ya da büyük benzerlikler içeren şirketler sektör adı verilen gruplar oluşturur. Bu şirketlerin hisse senetlerindeki fiyat hareketleri de birbirine yakın bir performans gösterebilir. Aynı sektörde bulunan şirketlerin, fırsatlardan eşit oranda yararlanma ya da olumsuzluklardan eşit şekilde etkilenme olasılıkları yüksektir. Bu yüzden hisse senedi sektörlerini doğru analiz edebilmek, tekil hisse senetlerine ilgi duyan yatırımcıların başarılı işlemler yapabilmeleri açısından da büyük öneme sahiptir.

Herhangi bir sektörü genel olarak etkileme potansiyeli bulunan olumlu ya da olumsuz bir gelişmeyi zamanında öğrenmek, hisse senetlerinin gelecekteki fiyat hareketlerini doğru biçimde yorumlamanıza ve bu sayede yatırımlarınıza yön vermenize olanak tanır. Bunun yanında, aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerinin bilançolarını ve diğer finansal oranları karşılaştırmak; buna göre yatırım yapılmak istenen hisseler için alış ve satış yönlü hedef fiyatlar belirlemek, bir hisse senedi yatırımcısının doğru kararlar alabilmesine yardımcı olan analiz metotlarından biridir.

Finansal piyasalarda içinde bulunulan dönemin şartlarına göre birtakım sektörler ve şirketler diğerleri arasından öne çıkmakta ve bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetleri de ciddi artışlar gösterebilmektedir. Bunun tam tersi senaryoda , yanlış zamanda yanlış ürüne yapılan bir yatırım da yatırımcısına ciddi zaman ve para kaybı olarak dönebilmektedir.

Borsada işlem yaparken takip edebileceğiniz pek çok yatırım stratejisi bulunur. Strateji, sizi başarıya ulaştırabilecek faktörlerden yalnızca bir tanesidir. Bununla birlikte dönemsel fırsatları iyi okumak ve piyasalardaki heyecanın hangi sektörlerde kümelendiğini tespit edebilmek, herhangi bir yatırım stratejisinden çok daha pozitif sonuçlar elde etmenizi sağlayabilir. Hisse piyasasının bir ayağı teknik analiz ve reel durum ise diğer ayağı da psikolojik faktörler ve beklentilerdir. O ya da bu sebeple milyonlarca yatırımcının benzer motivasyonlarla hareket etmesi, teknik analiz ve diğer metotlarla çelişse bile bir hisse senedinin fiyatını 180 derece değiştirebilir.

Doğru Zamanda Doğru Sektöre Yatırım Yapmak

COVID-19 salgınının ilk aylarında yaşanan gelişmelerin insanlar, sektörler ve finansal piyasaların geneli üzerindeki etkilerini hatırlayalım…

Salgının ilk günlerinde insanlar market ve eczanelerdeki gıda ve temizlik ürünleri yağmalarcasına satın alınca; yalnızca bizde değil, dünyanın en büyük ekonomilerine sahip devletlerde dahi temel gıda ve tıbbi malzeme sıkıntısı baş gösterdi.

Salgının etkisi hızlı bir biçimde finansal piyasalara da sirayet etti. Sağlık, ilaç ve gıda gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetleri hızlı bir biçimde prim yaparken havayolu ve enerji şirketleri bu dönemde güç kaybetti. Petrol fiyatları tarihi diyebileceğimiz sert düşüşler kaydetti.

Salgın önlemleri çerçevesinde insanlar evlerinde kalmaya alıştı ve/veya alışmak zorunda kaldı. Bu durum, davranışlarımız ve tüketim alışkanlıklarımızı kısa sürede değiştirerek e-ticaret sektöründe büyük bir yükselişi tetikledi. E-ticaret ile birlikte teknoloji şirketleri de salgından pozitif olarak etkilenen iş kollarından biri oldu. Bilgisayar, tablet, akıllı telefon satışları büyük oranda arttı.

İşgücünün üretime katılma oranı, salgının gücünü hissettirdiği ilk aylarda ciddi biçimde düştü. Üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, hammadde ve nihai ürün fiyatlarında anormal yükselişlerin yaşanması ile sonuçlandı.

Salgının ilk ortaya çıkışından bu yana 3 yıldan uzun süre geçmesine rağmen, global ekonomideki taşların tam anlamıyla yerine oturduğunu söylemek oldukça güç. Dünya ekonomisi, 2022 ortalarında hala COVID salgınının etkilerini üzerinden atmakta zorlanıyor.

Tüm bu yaşanan süreçte, doğru zamanda doğru sektörlere yatırım yapabilmenin ne denli önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Halbuki; Çin’de başlayan salgının bir küresel bir pandemiye dönüşebileceği en yetkili ağızlar tarafından yüksek sesle dile getirilmişti. Ancak yüzlerce yıldır böylesine bir teste tabi tutulmayan dünya halkları, bunu idrak etmekte biraz gecikti diyebiliriz.

Nasıl ki bizler, yıllar önce yaşanmış borsa krizleri hakkında okuyor, araştırma yapıyor, bunların nedenlerini ve sonuçlarını inceliyorsak; bugünün ve geleceğin yatırımcılarının da geçtiğimiz birkaç yılda yaşanan olaylardan alacağı büyük dersler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Borsada yatırım yaparken sektörlere göre analiz yapmanın ve dönemin dinamiklerini iyi takip edebilmenin önemine yeteri kadar değindik. Şimdi de hisse senedi piyasasındaki sektörleri tanıyalım.

Borsada Hangi Sektörler Var?

Borsada işlem gören hisse senetlerini çeşitli biçimlerde kategorilere ayırmak mümkündür. Ancak Küresel Endüstri Sınıflandırma Standardına göre (Global Industry Classification Standard) 11 temel sektör bulunur.

  1. Enerji Sektörü
  2. Malzeme Sektörü
  3. Sanayi Sektörü
  4. Kamu Hizmetleri Sektörü
  5. Sağlık Sektörü
  6. Finans Sektörü
  7. İhtiyari Harcamalar Sektörü
  8. Temel Tüketim Ürünleri Sektörü
  9. Bilişim Teknolojisi Sektörü
  10. İletişim Hizmetleri Sektörü
  11. Gayrimenkul Sektörü

1. Enerji Sektörü

Enerji sektörü; kömür madenciliği, petrol ve doğal gaz çıkarma, nükleer enerji gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketler ile bu enerji üreticilerine ekipman, malzeme ve hizmet sağlayan diğer işletmeleri kapsar.

Yenilenebilir temiz enerji şirketleri ise enerji sektöründen ziyade kadar kamu hizmetleri sektörü içinde değerlendirilmektedir.

2. Malzeme Sektörü

Malzeme sektörü, üretim ve diğer uygulamalarda kullanılmak üzere çeşitli malları tedarik eden şirketleri içerir. Madencilik hisseleri, kağıt ve orman ürünleri yapımında uzmanlaşmış şirketler ile birlikte malzeme sektöründe kimyasallar, inşaat malzemeleri ve konteyner ve ambalaj üreticileri bulunur.

3. Sanayi Sektörü

Sanayi sektörü, genellikle karmaşık ve ağır ekipmanların üretildiği; çok sayıda alt endüstri kolunun ihtiyaçlarını karşılayan şirketlerden oluşur. Havacılık, savunma sanayii, inşaat ve mühendislik şirketleri, havayolu firmaları, demiryolları ve lojistik alanındaki şirketler de sanayi sektörü altında yer alır.

Sanayi sektörü, bir ülkedeki ekonomik faaliyetin kalbi gibidir. Güçlü ve üretken bir sanayi sektörünün varlığı, diğer tüm sektörlerde de çarkların dönebilmesi için gereklidir.

4. Kamu Hizmetleri Sektörü

Kamu hizmetleri sektörü, aklınıza gelebilecek hemen her kamu hizmetinin üretiminde yer alan  şirketleri kapsar. Elektrik, su ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin yanı sıra yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren firmalar da kamu hizmetleri sektörüne dahildir.

Eğitim sektörü, kişisel gelişim ile ilgili şirketler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen birtakım ticari faaliyetler de kamu hizmetleri kategorisi altında değerlendirilmektedir.

5. Sağlık sektörü

Sağlık sektörünü oluşturan bileşenleri şu şekilde tanımlayabiliriz:

  • Biyoteknolojiye dayalı ilaç ve tedaviler geliştiren şirketler,
  • Geliştirilen ilaç ve tedavilerin test edilmesi için klinik araştırmalar yapan laboratuvarlar,
  • Hastaneler ve diğer sağlık hizmeti sağlayan kuruluşlar
  • Sağlık sektöründe kullanılan cerrahi malzeme ve araç gerecin üretilmesi ve geliştirilmesi ile ilgilenen firmalar

6. Finans Sektörü

Finans sektörü, paranın ve diğer maddi varlıkların yönetimi ile faaliyet gösteren, bankalar, sigorta şirketleri, aracı kurumlar, yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları gibi şirketlerden oluşur.

Bankalar, finans sektörünü ayakta tutan temel yapı taşıdır. Bir ülkedeki bankaların, dolayısıyla finans sektörünün temellerinin sağlam olması, yerli ve yabancı yatırımcıları finansal piyasalarda işlem yapma konusunda cesaretlendirir. Derinleşen hisse senedi piyasası, o ülkedeki şirketlerin sermayeye ulaşmasını kolaylaştırır, böylece şirketler yeni yatırımlar ile daha hızlı büyüyebilirler. Sağlam bir bankacılık sektörü, gelişmiş bir finansal piyasanın da olmazsa olmazıdır.

7. İhtiyari Harcamalar & Lüks Tüketim Sektörü

İhtiyari harcamalar sektörü, talebin tüketicinin mali durumu ile doğru orantılı olarak arttığı veya azaldığı mal ve hizmetleri ifade eder. Bu ürün ve hizmetler, insanların hayatlarını idame ettirebilmesi için zorunlu değildir ancak hemen herkes bu ayrıcalıklara kavuşmak ister. Eğlence, restoran, konaklama ve turizm hizmetlerindeki şirketler bu kategori altında değerlendirilir.

Lüks tüketim sektörü ise pahalı otomobiller, mücevherat, lüks tekne ve yatlar gibi ancak toplumun gelir düzeyi en yüksek kesimin karşılayabileceği ürün ve hizmetlerdir.

Toplumun geneline yayılmış ihtiyari harcamaların ve lüks tüketimin fazla olduğu bir ülkede, genel refah seviyesinin yüksek olduğu söylenebilir.

8. Temel Tüketim Malları Sektörü

Temel tüketim malları sektörü, finansal durumdan bağımsız olarak tüketicilerin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetleri içerir. Yiyecek içecek sektöründe faaliyet gösteren şirketler, süpermarket zincirleri, kişisel bakım ve temizlik ürünleri sağlayan firmalar bu kategori altında değerlendirilir.

Temel tüketim malları sektöründe çok sayıda büyük sermayeli şirketin olması, o ülkede bu türden ürün ve hizmetlere ulaşmanın kolay olduğuna yönelik bir işaret olarak yorumlanabilir. Buna karşın, bir ülkede temel tüketim malları büyük oranda yabancı sermayeli şirketler tarafından ithal ediliyor veya üretiliyorsa, bu durum ekonomik istikrar ve refah açısından risk doğurabilecek bir faktör olarak karşımıza çıkar.

9. Bilgi Teknolojileri Sektörü

Bilgi Teknolojileri (I&T) Sektörü, teknoloji geliştiren veya mevcut teknolojiyi yoğun biçimde kullanarak farklı ürün ve hizmetler için inovasyon üreten şirketleri ifade eder.

Bilgi teknolojisindeki bazı şirketler, yazılım ve teknolojik çözümlerin uygulanmasıyla ilgili hizmetler sağlamaya odaklanırken, diğerleri teknolojiyi mümkün kılan donanımı üretmeye daha fazla odaklanır.

Yazılım ve mühendislik başta olmak üzere, bilgi teknolojileri alanında faaliyetlerini sürdüren şirketlerin, endüstrinin hemen her alanı için birer güç çarpanı olma potansiyelleri vardır.

10. İletişim Hizmetleri Sektörü

Kablosuz telekomünikasyon altyapısı şirketleri ya da eski tarz kablolu hat hizmetleri sağlayıcıları iletişim hizmetleri sektörünün bir kanadını oluşturur. Diğer kanatta ise televizyon, radyo, internet medyası gibi alanlarda faaliyetlerini sürdüren iletişim ve yayıncılık şirketleri bulunmaktadır.

GSM Operatörleri, yazılı ve görsel basın yayın organlarının bağlı olduğu şirketler, telekomünikasyon altyapısı sağlayan teknoloji şirketleri bu kategori altındadır.

11. Gayrimenkul Sektörü

İnşaat firmaları, emlak şirketleri, gayrimenkul üreten ve pazarlayan işletmeler bu sektörün bileşenleridir. Bir ülkede gayrimenkul sektörünün gelişmesi ve bu alanda uzmanlaşmış şirketlerin sayısının artması, gerçekleştirilmek istenen tüm altyapı ve üstyapı projeleri için bir dayanak noktası olacaktır.

Gayrimenkul sektörü, bir ülkenin turizm gelirlerini artırabilmesi ve yabancı yatırımcıları ülkeye çekebilmesi açısından da önemlidir.

Hangi Sektörler Ekonomik Durgunluk Dönemlerinde İyi Performans Gösterir?

Bazı sektörler, ekonomideki çarkların yavaş döndüğü zamanlarda da nispeten istikrarlı bir büyüme performansı sergilemeye yatkındır. Bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetleri için “Defansive Stocks” yani Koruma Hisseleri benzetmesi yapılır. Çünkü hemen her sektörün ciddi biçimde yıpranabildiği ekonomik resesyon dönemlerinde, yatırımcıların bu şirketlere olan ilgisinin artması beklenir. Keza bu şirketler de koşullar ne olursa olsun operasyonel yeteneklerini korumak hatta geliştirmek konusunda son derece dirençlidirler.

Kamu hizmetleri sektörü, silah ve savunma sanayii firmaları bu kategori altında değerlendirilir.

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinin sektörel dağılımlarına Kamuyu Aydınlatma Platformu web sitesi üzerinden göz atmak için tıklayınız