Finansal Piyasalarda Boğa ve Ayı Sezonu

Finansal piyasalarda “boğa” ve “ayı” terimleri, piyasanın içinde bulunduğu durumu ifade etmek için sıklıkla kullanılır. Boğa ve Ayı, hisse senetleri başta olmak üzere yatırım enstrümanlarının genel olarak nasıl bir performans sergilediğini; daha açık bir ifade ile para kazandırıp kazandırmadıklarını söylemeye yönelik sembolik bir benzetmedir.

Finansal piyasalarda ayı ve boğa. Ayı sezonu ne demek? Boğa sezonu ne demek?

Yatırımcılar için ayı ya da boğa fark etmeksizin piyasaların yönü hakkında bir kavrayışa sahip olmak son derece önemlidir. Çünkü ekonominin genel dinamikleri portföyünüz üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir. Hangi hisse senedine yatırım yaparsanız yapın, piyasalardaki trend ters yönde hareket ediyor ise bu, büyük ihtimalle para kaybedeceğiniz anlamına gelir. Düşen bir trendin içinde, mevcut yatırımlarınız ile bekliyor olmak, bir yatırımcı için en büyük sınavlardan birine dönüşebilir. Çünkü düşüşün nerede sona ereceğini kestirmek son derece zordur.

Boğa sezonu mu yoksa ayı sezonu mu olduğu, yalnızca piyasanın belirli bir olaya verdiği anlık tepki ile saptanamaz. Kısa vadeli iniş çıkışlar, küçük trend hareketlerinin ya da bir piyasa düzeltmesinin sonucu olarak gerçekleşebilir. Boğa ve ayı kavramları ise, piyasaların uzun vadede nasıl performans gösterdiği ile ilgilidir.

Boğa ve Ayı Piyasası Ne Anlama Geliyor?

Boğa piyasası, genel ekonomik durumun sağlam bir görüntü verdiği ve hisse senedi fiyatlarının sürekli ve güçlü bir şekilde yükseldiği periyot olarak tasvir edilir. Ayı piyasası ise bunun tam tersi olarak hisse senetlerinin sert düşüşler kaydettiği, makroekonomik verilerin ise zayıf göründüğü bir dönemi ifade eder.

Boğa piyasasında ekonomik koşullar yatırım yapmak için elverişlidir. Yatırımcıların çoğu ilgilendikleri finansal varlıkları satın alma eğilimindedir. Bu durum, uzun bir periyotta fiyatların sürekli olarak yukarıya tırmanması sonucunu doğurur. Güçlü bir boğa piyasasının yaşandığı esnada gerçekleşen satışlar göreceli olarak daha küçük hacimli olurlar; bu da finansal enstrümanın fiyatında bir miktar geri çekilmeye sebep olsa dahi o noktada kendine daha fazla alıcı bulur ve fiyat bir önceki zirvenin üzerine çıkar. Böylece yükseliş trendi devam etmiş olur. Ta ki trendi kıracak büyüklükte bir satış gerçekleşene ve enstrümanın değeri zirve noktasından en az %25 aşağıya doğru sert bir iniş kaydedene kadar. Böyle bir hareketin gerçekleşmesi, kesin olmamakla birlikte uzun sürecek bir ayı piyasasına giriş olarak yorumlanabilir.

Ayı piyasalarında ekonomideki genel görünüm zayıftır, yatırım yapmak için elverişli bir ortam yoktur. Yatırımcılar ellerinde tuttukları finansal varlıkları satma eğilimindedir. Bu durum, uzun bir periyotta fiyatların sürekli olarak aşağıya inmesi sonucunu doğurur. Güçlü bir ayı piyasasının yaşandığı esnada gerçekleşen alımlar göreceli olarak daha küçük hacimli olurlar; bu da finansal enstrümanın fiyatında bir miktar yükselişe sebep olsa dahi o noktadan yine hacimli satışlar gerçekleşir ve fiyat bir önceki seviyenin de altına inebilir. Ta ki trendi kıracak büyüklükte bir alış gerçekleşene ve enstrümanın fiyatı oluşan dip noktasından yukarıya sert bir yükseliş hareketi kaydedene kadar. Böyle bir hareketin yaşanması, kesin olmamakla birlikte uzun sürecek bir boğa piyasasına giriş şeklinde yorumlanabilir.

Boğa ve Ayı Piyasası Özellikleri

Yukarıdaki iki durumdan da anlaşılabileceği üzere; yatırımcı davranışları finansal piyasaların yönünü, finansal piyasaların yönü (daha doğrusu yatırımcıların piyasaları hangi yönde yorumladığı) ise yatırımcı davranışlarını etkiler. Karşılıklı bu etkileşim, trendin yönünü belirleyen ana unsurdur. Hem boğa hem de ayı piyasasının kendine özgü birtakım özellikleri bulunur.

Menkul Kıymetler için Arz ve Talep

Boğa piyasasında menkul kıymetler için güçlü talep ve zayıf arz söz konusudur. Bu durum, hisse senedi sahibi olmak için daha yüksek bir rekabet yaşandığı anlamına gelir. Başka bir ifade ile birçok yatırımcı menkul kıymet satın almak ister, ancak çok azı elinde tuttuğu yatırımlarını nakde çevirmeye isteklidir. Bu da kaçınılmaz olarak fiyatların yükselmesine yol açacaktır.

Genel Ekonomik Görünüm ve İstihdam

Boğa piyasası güçlü bir ekonomik durum ve yüksek istihdam ile beraber anılır. Çünkü borsada işlem gören şirketlerin hisseleri alıcı buluyor ve fiyatları yükseliyordur. Ayı piyasasında ise bunun tam tersi olarak zayıf bir ekonomik görünüm vardır. Düşen hisse fiyatları, şirketlerin de elini zayıflatır. Yeni yatırımlar konusunda daha muhafazakar bir tutum takınan şirketler istihdam yaratmak bir yana mevcut insan kaynaklarını dahi azaltma yoluna gidebilir.

Yatırım Stratejileri ve Enstrümanları               

Boğa piyasalarında insanlar yüksek riskli yatırım enstrümanlarına daha fazla ilgi duyarlar. Kripto para, Forex, VİOP ve hisse senedi piyasalarında yatırımcı sayısı ve işlem hacimleri artarken, ayı piyasasında zayıf hareketlilik ve düşük işlem hacimleri gözlemlenir. Ayı piyasalarında yatırımcılar göreceli olarak daha düşük riskli finansal ürünlere yönelirler. Spot emtia, devlet tahvilleri, hükümetler tarafından desteklenen şirketlere ve/veya sektörlere ait hisseler, güvenli liman bulma düşüncesinin bir sonucu olarak yatırımcılar tarafından daha çok tercih edilir.

Boğa piyasalarında “momentum yatırım stratejisi” adı verilen bir yatırımcı davranışı sıklıkla göze çarpar. Bu stratejiye göre piyasalarda yukarı yönlü bir ivme (momentum) varsa, fiyatı yüksek dahi olsa bir enstrümana yatırım yapılabilir; çünkü daha yükseğe çıkma olasılığı kuvvetlidir. Momentum yatırım stratejisini, “yüksek fiyattan al, daha yüksek fiyattan sat ve para kazan” şeklinde özetleyebiliriz.

Ayı piyasalarında ise “defansif yatırım stratejisi” yaygındır. Yatırımcılar sürekli düşen fiyatlar karşısında ya trendin yönü değişene kadar beklemeyi tercih ederler, ya da açığa satış yoluyla borsadan kazanç elde etmeye çalışırlar.

Boğa ve Ayı Piyasasında Yatırımcı Psikolojisi

Boğa piyasalarında yatırımcılar sürekli yükselen fiyatlara direnemez ve bir noktadan sonra fırsatı kaçırma korkusu ile rakamları analiz etmeden yatırım yapmaya başlarlar (FOMO). Bu kitle davranışı neticesinde yükseliş bir süre daha güçlü bir biçimde devam edebilir. Potansiyel kazanç, yeni yatırımları beraberinde getirir. Tekerlek son sürat dönmeye devam eder, hatta sonsuza kadar dönmeye devam edecek algısı oluşmaya başlar. Ta ki frene basılana kadar.

Boğa piyasalarını bitiren olaylar zinciri, genellikle çok büyük sermayeli yatırımcıların (balinalar) tepe noktasında ellerindeki varlıkları satması ile başlar. Büyük hacimli bir satış, fiyatların sert bir biçimde aşağı inmesine yol açar. Bu durum; piyasalardaki deneyimi düşük, kazanç sağlama umuduyla trenin son vagonuna atlayan çok sayıda küçük sermayeli yatırımcıyı adeta paniğe sürükler. Fiyatların daha da aşağı inebileceği korkusu ile onlar da ellerindeki yatırımları satmaya başlarlar. Ayı piyasası karakteristiği olan bu durum, fiyatların sürekli olarak düştüğü ve piyasalarda bir umutsuzluğun hakim olduğu uzun bir periyot olarak gerçekleşir. Fiyatların sonsuza kadar düşeceği algısı öylesine yerleşir ki, yatırdıkları sermayenin önemli bir bölümü erimiş olan birçok yatırımcı dahi satış yaparak nakde dönme yolunu seçer. Böylece paralarının geri kalan miktarını korumuş olacaklardır. Ta ki dipten yukarıya yay gibi fırlayan bir fiyat hareketi gerçekleşene kadar.

Ayı piyasasını bitiren olaylar zinciri; tıpkı boğada olduğu gibi büyük sermayeli yatırımcıların hareketi ile ancak bu kez dip noktasından yüksek hacimli alımlar yapılması ile başlar. Düşüş trendini kırabilecek büyüklükte böyle bir fiyat hareketinin gerçekleşmesi, sayıları milyonlar ile ifade edilebilecek küçük sermayeli yatırımcıları da aksiyon almaya teşvik eder. Yatırımcı psikolojisi artık tersine dönmüştür ve herkes pastadan payını kapmak için harekete geçmeye hazırdır. Bu durum fiyatların yükselen bir trend içinde hareketine devam etmesi sonucunu doğrur.

Boğa ya da Ayı piyasalarını tersine çeviren durumlar, büyük sermayeli yatırımcıların hareketleri ile gerçekleşebileceği gibi makroekonomik ve küresel politikaların bir yansıması olarak da karşımıza çıkabilir. Dünyadaki güçlü küresel aktörlerin mesajları ve eylemleri piyasaların yönü açısından da belirleyicidir. Aslında piyasaların yönünü etkileyecek ölçekteki yatırımcıların bir diğer özelliği de küresel ekonomik göstergeleri daha iyi okuyabiliyor; yaşanacak olayları daha erkenden kestirebiliyor olmalarıdır. Küçük sermayeli yatırımcılar için sürpriz niteliği taşıyabilecek, hatta finansal kayıplarının da sebebi olarak nitelendirilebilecek birçok haberin, büyük sermayeli yatırımcıların hazırlıklı olduğu bir senaryo olarak karşımıza çıkması güçlü bir olasılıktır.